Yarını Beklemeden
Kaldırıma oturdum, yarını düşünüyorum. Hava buz gibi, saat gece yarısını az önce geçti. Ev neresi, bilmem ben kimim. Bilmem ki yarınlar ne için? Soğuktan gözlerim yaşarıyor, ağlamak için türlü bahaneler uyduruyorum.
Uzakta bir karaltı görüyorum. Sahipsiz bir sokak kedisi yanaşıyor, ayağıma sırnaşıyor. Kirden, karanlıktan görünmez olmuş. Ayakkabımın iplerini tuttu bırakmıyor. Bir iki sallıyorum bacağımı. Git diyorum, yok, Allah kahretsin, kimsesi yok!
Bir yerlerde gök gürlüyor, sesi kulağıma kadar gelince içim titriyor. Koskoca adam, beni artık gökler bile ürkütüyor. Yarını düşünüyorum, beni yarın da korkutuyor. Şu bacağımın dibinde duran kedi bir hareket yapsın ondan da korkacağım. Öyle bir korku var ki bende; sevdadan, anamdan-babamdan, borçlardan, yarından kaçıyorum.
Başım çatlıyor soğuktan. Paltomun yakasını yukarı kıvırıyorum, ayağa kalkıyorum. Kedi hala ayaklarımın peşinde. Karanlık, kedi havadan karanlık. Ezmemek için yere bakarak yürüyorum fakat o oyun oynamanın derdinde. Havamda değilim, diyorum. Yarının ağırlığı var üstümde. Nasıl olduysa sanki beni duyuyor, bir an duruyor. Sağ tarafa doğru yavaşça gidiyor.
Gitti diye rahat bir nefes alıyorum, başımı göğe kaldırıyorum. Daha puslu gökyüzünü göremeden ayağım derince bir çukurun boşluğuna düşüyor, yarını göremeden ölüyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder