Umudun Ölümü

 "Yeniden geleceğim," dedi kapıdan çıkarken. Beni evin orta yerinde, boğazıma dayalı urgan gibi düşüncelerle bırakmıştı. Bırakması değil de, içimde olanları bildiği halde çıkıp gitmesi yeterince açıklayıcı bir durumdu. Demek ki sahiden beni önemsediği yoktu. Onun için yalnızca cebinde anahtarı olan bir evdim. Daha fazlası olmayı denediysem de buna hiç yanaşmayarak, daima aramızda bir mesafeyi korudu. Aklından geçenleri hiçbir zaman anlayamıyordum. Oysa hep zeki olduğumu, karşımdaki insanları onlar konuşmadan bile tanıyabileceğimi düşünürdüm. Nitekim çoğu zaman da haklı çıkardım. Yalnızca onu, bir tek onu anlayamıyordum. 

Sevgisi neydi? Neden beni tamamen bırakıp gitmiyor, ikimizi de kurtarmıyordu? Eğer başarabilseydim, ben çıkıp giderdim. İkimizi de bu oyunda yormaz, onu bir daha hiç görmeyeceğim kadar uzak bir yere gidip gülen yüzünü unutmaya çalışırdım. Yalnız düşünürken bile biliyorum, bu mümkün değil! 

Yeniden gelecekmiş...Dediğini muhakkak yapardı. Önce hep kalacakmış gibi konuşur, sonra hiç konuşmamış gibi arkasını dönüp giderdi. Yeniden, yeniden gelir, beni bitmeyen düşlerde gezdirirdi. Eğer yarın hayatı da bırakıp gitmeseydi, mutlaka yanıma gelir, beni umudun kollarında bırakıp tekrar giderdi...

Yorumlar

Popüler Yayınlar