Anlamak Sonra.
Yüzünde daha önce hiç görmediğim bir ifade görüyorum. Bu benimle ilgili değil diye düşünüyor, kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. Onu ne denli kırdığımın farkındayım fakat gitmekten başka bir yol bulamıyorum. Sanki ben konuştukça başı daha çok öne eğiliyor, kızmıyor ama gülmüyor da. Tekrardan bu benimle ilgili değil diye düşünüyorum. Bu konuşmadan çok daha öncesi var onun için. Bir kırıklık olduğunu anlıyorum, yaşama dair, biliyorum.
Ayrılmak için ayağa kalkarak paltoma uzanıyor, yüzüne tekrardan bakmaya cesaret edemiyorum. Fakat o benden önce davranarak elini kahverengi paltoma uzatarak sımsıkı tutuyor. Gitmemi istemediğini anlıyorum, ama öyle çok gitmek istiyorum ki buradan başka her yerde nefes alabilirmişim gibi hissediyorum. Yüzünü yavaşça kaldırıp gözlerimin içine kadar bakıyor, hatta bir şey söyleyecekmiş gibi ağzını aralıyor fakat nedendir susmaya devam ediyor. Konuşmasını istemiyor, konuşmak istemiyor, sadece paltomu kurtarabilmeyi düşünüyorum.
Sonunda ellerini gevşetip saçlarında birleştiriyor. Fırsattan yararlanarak koşar adım dışarı çıkıyorum. Biraz gülünç buluyorum bu anı. Ne istediğimi bildiğim için istemediklerimde diretiyorum. Oysa yıllar sonra bu yaşadığım günleri düşündükçe şunu anlıyorum; ne biz istediklerimizi elde edebiliriz, ne de hayat istediklerimizden ibaret.
Yorumlar
Yorum Gönder