"Bana inan," dedi. "Kafandaki sesleri sustur, konuşacak gibi olursan bunun bize zarar verdiğini fark et. Gidecek gibi olursan, bunun bir daha olmayacağını anla. İçinden gelen hiçbir şeyi yapma. Bana bırak, bana inan, bizim için bekle." 

Söylediği her şey içtendi. Gerçekten bunlara inanarak söylüyordu. Beni kandırmıyordu, zorlamıyordu. Neye inanıyorsa onu söylüyordu. Fakat ben bunlara bir türlü inanamıyordum. İçimdeki şeytan beni dürtüyordu. O bendim, ben şeytanın eliydim. Ellerimle boğuyordum iyi olacak ne varsa. Yaşamasına izin vermiyor, dürtüme kapılıp yok ediyordum hepsini. Güneşli bir gün görmek neymiş. Şeytan soğuk havaları sever. Ona kapılıyordum. Benim şeytanım hepsinden akıllı, hepsinden çekiciydi. "Bana inan," diyordu. Onun nesine inanayım? 

Savaşıyordum, daima savaşıyordum. Kaybediyordum. Şeytanıma karşı kaybediyordum. Beni her seferinde yeniden büyütmek istiyordu. Onun arzusuna kapılıp gidiyordum. Hep yeniden, yeniden büyümek istiyordum. 


Yorumlar

  1. 🙏🏻👏👏başarılarınız daim olsun ögretmenım

    YanıtlaSil
  2. teşekkür ederimm

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar