Kaya Parçaları

"Uçurumdan yuvarlanan bir kaya parçası gibiyim. Yerimden ayrıldım ve süratle gidiyorum. Çarpa çarpa, cesurca, nerede duracağımı bilemeden." Onun böylesine telaşla konuştuğunu, daha doğrusu bana içini açtığını görmek mutlu olmama neden olmuştu. Kimseyle konuşmadığını, nadiren duygularından bahsettiğini biliyordum. Şimdi düşüncelerine böylesine yakın olmak benim için önemliydi. Onu daha çok tanımak, yaşamına dahil olmak istiyordum. "Sanırım ben seni uçurumun başından izleyen, yeri sabit bir bitkiyim." Kalemi bıraktı, defterini kapatıp yüzünü bana döndü. "Bunu kötü bir anlamda mı söyledin?" dedi. "Yani...Sen adım atansın. Düşen, yuvarlanan ama bunlardan korkmayansın. Ben olduğum yere kök saldım, nefes alıp vermekten başka ne yaptım?" Karşısında gittikçe eziliyor, içime kapanıyordum. "İşte tam da bu yüzden daima mutlu kalacaksın." Ne demek istediğini anlayamıyordum. "Düşmenin kaç yara getirdiğini biliyor musun? Sürekli bir yere varacakmış gibi gidip durmanın, sonrasında kendini bulduğun yerin yalnızca çorak topraklar olduğunu fark etmenin, nasıl bir hayal kırıklığı olduğunu hiç düşündün mü?
Yapabilseydim eğer, yerine sabitli işe yarar bir çivi olurdum." Böyle söylemesine şaşırdım, halinden memnun olduğunu zannediyordum. "Öyleyse bırak her şeyi, sürekli yuvarlanan bir taş olmak zorunda değilsin." Gülümsedi, "anlamıyorsun," dedi. "Her neyi istersem o olamam...Neysem oyum. Bunu değiştiremem. Yalnızca bununla yaşayabilirim. Düşerek de olsa, yerimi bulabilirim..."

Yorumlar

Popüler Yayınlar