Ölülerin Kılıcı

"Seni buradan kaçırabilmek için elbette her şeyi yapardım, gerekirse kulenin başından atlar, nehrin sularından geçer, ormanın içinde kaybolurdum. Fakat seni oradan kaçırabilecek güce sahip değilim. Senin yanına yaklaşamam, senin yanında duramam. Ben senin kulunum, ama sana yardımcı olamam. Nereye istersen giderdim, ne istersen yapardım. Benim varlığımın sebebi yalnızca senin izinden gitmek, kılıcımı senin için savurmaktı. Bugün öl dersen eğer, zaten hiç yaşamamış gibi davranırdım. İhtişamlı kapından bin yıl da geçse ayrılmazdım. Eğer git dediysen yalnızca bedenimdir gidecek olan. Bütün bunlara rağmen sana ellerim uzanmayacaktır. Seni kurtaramam, kurtarmayı hayal dahi edemem. Benden yardım istiyorsun, oysa ben senin için neyin iyi olacağını çoktan anlamış bulunuyorum. Seni kurtarmam demek, seni ölüme teslim etmem demektir. Bırak, kader gideceği yolda ilerlesin. Bırak olacak olanın önüne geçilmesin. Ben ölüme senden çok daha yakınım, bütün çıplaklığıyla yaşamı anladım. Seni anlıyorum, beni ve seni neyin yan yana getirip, neyin ayırdığını anlıyorum. Sana yardım edemem çünkü artık çoktan ölmüş bir adamın satırlarını okuyorsun, onun yazdıklarına dokunuyorsun. Yalnızca izleyebilir ölüler, seni bir pencerenin ardından izliyorum. Senin için gelemem, yürüyemez ölü kemikler."

Yorumlar

  1. Bu satırların bir hikayesi vardır diye umuyorum?

    YanıtlaSil
  2. Bunu gerçekten siz mi yazdınız kalp yarası mı aşk acısımı sevda mi nedir bu ?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar